Küreselleşme ve buna bağlı olarak yeni kamu
yönetiminin gelişmesi ve uygulanmaya konulması günümüzde yaygın olarak görülen
reformlardandır. Son yıllarda, ulusal ve yerel düzeylerde olmak üzere, kamu
sektöründe e-devlet uygulamaları büyük önem kazanmıştır.
Dünya genelinde
hükümetler, gelişmiş bilgi ve iletişim teknolojilerinin ortaya çıkardığı
olanaklardan yararlanarak kamu hizmetlerini daha “etkin” ve daha “katılımcı”
hale getirebilmek için politika belgeleri oluşturmakta, inisiyatifler
geliştirmekte ve projeler hayata geçirmektedirler. Bu süreçte ulusal
hükümetlerin söz konusu çabaları uluslararası örgütler tarafından da
desteklenmektedir. Hem ulusal hem de uluslararası örgütler tarafından konuya bu
denli önem verilmesi, e-devlet hizmetlerinin hem teknolojik altyapısına dair
bir dizi ölçütün, hem de politika belirleme süreçlerini yönlendiren çeşitli
ölçüm tekniklerinin geliştirilmesini beraberinde getirmiştir.
Bu gelişmelere
paralel olarak özellikle kamu yönetimi alanında e-devlet konusu hem kavramsal
olarak hem de uygulamalar açısından sıklıkla ele alınan bir konu haline gelmiş
ve kısa sürede geniş bir literatür oluşmuştur.
E-devlet, genel olarak kamu hizmetlerinin bilgi ve
iletişim teknolojileri aracılığıyla vatandaşlara sunulması olarak
tanımlanmaktadır. Ancak bunun yerine getirilebilmesi aynı zamanda devlet iş
süreçlerinin de bilgi ve iletişim teknolojileri kullanılarak gerçekleştirilmesi
anlamına gelmektedir. Bu noktada devletin üç farklı hizmet ve iş sürecinden söz
edilmektedir. Bunlar, devletin kendi kurumları arasındaki iş ve hizmet
süreçleri, devlet ve vatandaş arasındaki iş ve hizmet süreçleri ve devlet ve iş
dünyası arasındaki iş ve hizmet süreçleridir.
İlk bakışta e-devlet düzenlemelerinin var olan iş ve
hizmet süreçlerini elektronik ortama aktarmaktan ibaret olduğu düşünülse de,
konu hakkında hazırlanan raporlar ve bu konuda oluşan literatür, bu süreçlerin
doğrudan ve mevcut işleyiş biçimleri ile elektronik ortama aktarılmalarının
yararlı olmayacağını vurgulamaktadır. Hatta bu biçimde bir aktarım yararlı
olmaktan çok, var olan yapının daha karmaşık ve verimsiz hale gelmesine neden
olmaktadır. Bu nedenle e-devlet kamu hizmetlerinin sunulmasında bir yeniden
yapılanmayı, tüm hizmet ve iş süreçlerinin değişip yeniden tanımlanmasını
öngörmektedir.
Kısaca halkın yönetime katılması olarak tanımlanan ve
uygulamada pek çok sorunu olan demokrasi kavramı ile ilişkili olan e-demokrasi
kamu kurum ve kuruluşları, seçilmişler (parlamento, hükümet ve muhalefet) ve
seçmenler (vatandaşlar) arasındaki tüm elektronik biçimlerde etkileşim
şekillerini kapsayan süreç ve yapılardan oluşmaktadır.
İnternet, bu noktada en
önemli altyapıyı oluşturmaktadır. İnternet aracılığı ile siyasi süreç ve kamu
hizmetleri hakkındaki bilgilere vatandaşların erişiminin sağlanması ve
bilgilere kolayca erişimin sağlanmasının sonucu olarak bireylerin siyasi
süreçlere etkin katılımı varsayılmaktadır.
E-demokrasi kavramı demokrasinin
işlememesinin temelinde iletişim sorununun yer aldığı varsayımına
dayanmaktadır. İletişim sorunu derken aslında iki boyuta vurgu yapılmaktadır.
Hem devletin farklı birimleri arasındaki iletişimde bir sorun olduğu, hem de
devlet ile vatandaşlar arasındaki iletişimde bir sorun olduğu varsayılmaktadır.
Vatandaşların siyasi süreçlere katılımının sınırlılığı, oy kullanma oranlarının
giderek düşmesi gibi olgular bilgi eksikliği ve bu bilgiye ulaşma
mekanizmalarının yokluğu ile ilişkilendirilmektedir.
Diğer taraftan devletin
farklı birimleri arasındaki iletişim sorunu ise bürokratikleşme ve
merkezileşmede somutlaşmaktadır. İnternet ise, yarattığı yatay iletişim ortamı
ve etkileşimi olanaklı kılması sayesinde, bilgiye erişimi kolaylaştıracak,
devleti demokratikleştirecek, yerinden yönetimi olanaklı kılacak, daha saydam
ve açık hale getirecek, bürokrasiyi zayıflatacaktır.
Tabi e-devlet ve e-demokrasinin birbirine bağlantılı
olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Fakat e-devlet uygulamaları sadece
bunlardan ibaret değildir. Aslında, özellikle ülkemizde en yaygın olan bir
uygulama daha var; e-ticaret.
E-ticaret tanımı ve gelişimi konusunda kesin
bilgi sahibi olmayan insanların çoğunluğu bu uygulamanın bilinmediği
düşüncesine kapılmamıza sebep olabilmektedir. Ama çevremize ve çevremizle olan
ilişkilerimize baktığımızda ki özellikle genç nüfusta hem interneti çok sık
kullanmaya başladık hem de internet üzerinden farkında olmadan alışveriş
yapmaya başladık. Yaptığımız alışverişlerin hepsi e-ticaret uygulamasının
yaygınlaşmış olduğunu göstermektedir.
Aslında dikkat ettiğimiz zaman ülkemizde yeni kamu
yönetiminin getirdiği yeniliklerden en çok e-ticareti kullanıyoruz.
E-Devlet ve
E-Demokrasi uygulamaları ülkemizde yeteri kadar bilgi sahibi olunmayan
uygulamalardandır.
Toplumumuzun bu uygulamalar konusunda daha fazla
bilgilendirilmesi gerekmektedir. Bir nevi küreselleşmenin nimeti olan interneti
sadece sosyal ve alışveriş alanlarında kullanmak yerine kendimiz için hem kolaylık hem de daha bilinçli toplum olmamız açısından E-Devlet ve E-Demokrasi
alanlarında da kullanmamız gerekmektedir.


